2 Kasım 2012

Bir AVM'nin açılıs hikayesi

Malumunuz bloğumun ismiyle müsemma, bu zamana kadar bütün iş hayatım şantiyelerden ibaret oldu,
yeni mezun tıfıl bir mühendisken, kendimi bir şekilde kucağında bulduğum şantiyelere zamanla bağımlılığım oluştu, herkesler ne-nasıl-niye şantiye-bayansın zor olmuyo mu filan derken, ben birini bitirip diğerlerinin heyacanıyla yanıp tutuşuyodum,bu süreçte çok sevsem de bunalma noktasına geldiğim anlar da olmadı değil,bunu gören sevgili  ebeveynlerimin baskısı ile :) tamam  bundan sonra uslu kız olup anne babamın  sözünü dinliycem ve ofis ortamında çalışcam deyip,  başka bi işe girmiştim, heyhat gel gör ki  o ofis gün geçtikçe üstüme üstüme gelmeye başladı, bilmem kaç katlı binada,  pencere arayıp taze hava almaya çabalarken, camların kilitli olduğunu görmemle, şoklar yaşayıp, akşamı zor edip, eve koşuyodum :)  Tabii bu monotona ancak ve ancak 3 ay dayanabildim, işte 1,5 yıldır çalıştığım bu şantiyemle tanışmam da, tam bu süreçte vesilelerle oldu :) Hem evime çok yakın olan, hem de daha önce deneyimlemediğim alışveriş merkezi projesi, benim için reddedilemez bir teklifti. Proje güzel,taşeron firmalar iyi,kaliteli mühendisler var, iş öğreniyorum daha ne isterim diye düşünceler içerisindeyken, maalesef Rabbim tekrar yaşatmasın dediğim bir sürü zorluklar yaşadım- yaşadık daha doğrusu..gece haberlerinde 11 bedenin diri diri yanarak  kül olduğunu öğrenip ah vah diye iç çekerken,ertesi sabah işe gittiğimde olayın kendi şantiyemde olduğunu öğrendim, polis belediye teftişler vs. derken 40 gün şantiyede iş durduruldu, hepimiz üzgündük ama elden gelen bir şey yoktu, kendi ekiplerimiz ve firmamız olarak iş güvenliği açısından problemimiz olmadığı için, ekiplerimizden kimseye zarar gelmemişti ama vefatların acısı bütün ekipleri çalışanları moralman mahvetmiş ve bir çoğu "lanet olsun burada kazanacağım paraya" diyerek memleketlerine dönmüştü.. Ortada, başlamış ve yarısından fazlası bitmiş bir proje ve inşaat vardı,bir şekilde devam etmesi ve bitirilmesi gerekiyodu, Zamanla maalesef gerçek suçlular cezasını bulamasa da, teftişler sonlandıktan sonra yeniden işbaşı yaptık..Eski tempoya geri dönmek hiçbirşey olmamış gibi çalışmak tabii ki zordu ama yapılabilecek başka bir şey de yoktu bence,medyada çıkan haberlerin abartısı ile söylenenlerin uygulanması bence gerçekçi değildi, proje bir şekilde sonlanmalıydı..Bu kadar uzun iç döküşten sonra asıl diyeceğim nokta, artık bu şantiyenin sonuna geldik ve sonunda bir sürü zorluklara rağmen açılışı yapabildik..Artık şantiyede yada avm'de diyelim son rötüşları yapıp, eksikleri giderdikten sonra, işimiz sonlanacak..Sanırım burada öğrendiklerimi-gördüklerimi-yaşadıklarımı-tanıdığım insanları-aldığım hayat derslerini başka hiç bir yerde bulamıycam..

Şimdi yine fotoğraflarla bir avm'nin iç yüzünü görelim :)


Bu fotoğrafta resmen zemin betonu yeni dökülüyodu 


Gel zaman git zaman biraz şekillenmeye başladı 


Karlar yağdı kışlar geçti


Önceki postlarımda da sürekli yazdığımı neye dönüşeceğini bi türlü anlamdıramadığımız Roket :)
Şimdi Cafe oldu :)


Bu sarkan kablolar Food Court Yemek katında süslü püslü lamabalara dönüştü


Son 15 gün kalaya kadar halen inşaat halindeydi nasıl yetiştircez diye mahvolduk 



Tırmanma duvarı alttaki gördüğünüz halini almadan önce böyleydi


Son günlerde mağazalar iyice şekillenmeye başlamıştı


Gezdiğiniz o süslü püslü mağazalar öncesinde böyleydi :)


Vee açılış galası günü dışardan bakınca parıl parıl ama arka planında halen yetişmemiş bi sürü iş vardı :)

Avm uzay temalı olduğu için uzaylılar bizi karşıladı :)



Avm'nin halka açıldığı gün ise tüm ekip bir hatıra fotoğrafı çektirdik, 
fotoğrafçımız grup şefimizdi ve tüm herkesi kareye sığdırmak için alttaki yolu seçti :)



Vee artık Şantiyeler biter hatıraları kalır ..




30 Ekim 2012

Bayram Kombinleri :-)

Önceki post'da bahsettiğim gibi uzun süre sonra bayramı evde geçirdiğim ilk bayramlardan biriydi, hal böyle olunca o kısacık!  tatil, sadece akraba eş dost ziyareti ve bolca misafir ağırlamakla geçti,
az laf bol foto ile ne giydim :)












25 Ekim 2012

Geçen Bayramlar :-)

Kurban bayramlarını maalesef, halen pek sevemiyorum, hem et kokusu hem de halen ülkemizde süregelen malum görüntülere dayanamıyorum sanırım :-( 
bu sebeple son 3 senedir her kurban bayramında bir yerlere kaçmıştım :) 
Bu bayram bi türlü nasip olmadı buralardayız :)
2011 kurban bayramında bu  postlarımda  da bahsettiğim İspanya-Barselonadaydım


2010 kurban bayramında ise Prag-Viyana-Bratislava-Budapeşte turu yapmıştım:-)
 halen daha aklımda kalan bi kere daha gitmek istediğim yerler arasında..








2009 Kurban bayramında ise Hollanda-Belçika'daydım  (Amsterdam-Brugge )





Bu bayram ise  anneannemin alttaki el emeği baklavası ve artık benim klasiğim haline gelen tatlı ve tuzlu kurabiyeler bizleri bekliyor :-)
Herkese hayırlı mutlu huzurlu bayramlar :-)




24 Ekim 2012

Sonunda Kardeşimi Evlendirdik :-)

Uzun süredir hazırlıklar içerisinde olduğumuz paylaştığım kızkardeşimin düğününü sonunda hayırlısyla atlattık :) Tabii ben şantiyenin en yoğun dönemlerinde olduğum ve Avm'nin açılışını yaptığımız için ancak yazmaya fırsat bulabildim.Düğünde giyeceğim, istediğim gibi abiye kıyafet bulamayınca kardeşimin gelinliğine diken terzi abla'nın ellerine bıraktım kendimi  bu yazımda bahsettiğin modellerden birini seçtim,sonuçta içime sinen çok beğendiğim bir elbise oldu ama çok prova olması beni bıktırdı :)




Elbisenin üst kısmında çok abartı olamayan dantel kullandık kollarını hafif 
karpuz kol şeklinde istedim ve bel kısmında drape uygulandı



Kol manşetlerinde de aynı dantel ve düğme detayı yaptık


Kumaş olarak Abraham kullanıldı tok duran bi kumaş olduğu için çok beğendim 


Elbisem dikildikten sonra başımı nasıl yapacağıma bi türlü karar veremedim çünkü  tam elbisemin renginde şal bulmak çok zordu, kumaş kestirmek de istemedim, sonunda tam elbisenin 
renginde ipek düz eşarp bulunca klasik şekilde bağlamaya karar verdim biraz ışıltı katsın diye türban aksesuarlarından alıp eşarbın üstünde kullandım 



Kardeşim de gelinliğini tamamen kendi tasarladı her detayıyla kendi ilgilendi
 terzi bile baya zorlandı, hatta çoğu detayı ikişer kere dikildi :)


Ayakkabı olarak sade bir babet alıp yine kendimiz süsledik :-)


Bu el çiçeğini sadece atmak için hazırladık :-)



Gerçek çiçeği bu idi 


Klasik takı kurdelelerini isimlerinin baş harfleriyle süsledik


 İğnedanlık olarak bu kalp şeklinde olanı aldık


İkimizin de kuaförü Hatice Kaşık idi, memnun kaldık,, Hatice hanım çook sakin gelinleri rahatlatan bi bayandı, profesyonel makyaj ve doğal kirpik uygulaması da yapıyo,aynı gün içinde 6- 7 gelin aldığı bile oluyomuş :)


Bu yazımda bahsettiğim gelin şemsiyesini kullanmaları nasip oldu sonunda :-)


Dış mekan çekimi için Kuzguncuk ara sokaklar ve sahil kullanıldı


Düğün fotoğrafçısı, Özge Dinsel'di, kendisini pek sevdik çok cici bi bayandı :)



En son olarak da yine bu yazımda bahsettiğim nikah şekerlerini göstereyim, bunlar da tamamen kendi el emeğimiz çook tatlı oldular,herkes çok beğendi ama işin kötüsü kendimize bile kalmadı :-)







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...